------/--------@


YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi

DOSTLARIN BULUŞMA NOKTASI

YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi

----GİRİŞ----





CiMCiMeCe

Tanım

yakamozgemisi@mynet.comSizlerde kendinize ait yada beğendiğiniz şiirleri yollayın burada yayınlayalım



Bağlantılarım
YaKaMoZ GeMiSi Ana Sayfa
YaKaMoZ GeMiSi Profilim
YaKaMoZ GeMiSi Arşiv

Linklerim

YaKaMoZ GeMiSi YaKaMoZ GeMiSi
YaKaMoZ GeMiSi FoRuMu YaKaMoZ GeMiSi FoRuM
GeLiNCiKLeR gelincikler

Arkadaşlarım
YaKaMoZ GeMiSi zelis
YaKaMoZ GeMiSi caglar
YaKaMoZ GeMiSi angelgirl21
YaKaMoZ GeMiSi gelincikler
YaKaMoZ GeMiSi raciegi
YaKaMoZ GeMiSi lailaa
YaKaMoZ GeMiSi modifiyeler1
YaKaMoZ GeMiSi hobibloglari
YaKaMoZ GeMiSi harunemre1903
YaKaMoZ GeMiSi battygirl
YaKaMoZ GeMiSi boncuk01
YaKaMoZ GeMiSi rapci15
YaKaMoZ GeMiSi 4292006
YaKaMoZ GeMiSi poisonrose
YaKaMoZ GeMiSi bluepoison
YaKaMoZ GeMiSi prensescemre



Free Hit Counter
Free Hit Counter
Google
Dizin Arama Motoru




Google Groups (¯`v´¯)..YaKaMoZ GeMiSi ..(¯`v´¯) grubuna kayıt ol
E-posta:
Arşivlere Göz At groups.google.com.tr



Tarih: 21:21, 28/2/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 21:19, 28/2/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 13:43, 10/12/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 13:38, 10/12/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

 

Sen, yalnızlığa inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilir misin? Gelmeyeceğini bile bile, sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü kırpmadan sabaha kadar bekleyebilir misin? Bugüne kadar ne yaşadıysan yaşadın. Bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla yitirmeden yeni bir kimlikle başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşabilir misin? Yağmurun altında aklında sevgilin, dudağında onu anlatan bir şarkıyla mırıldanarak saatlerce yürüyebilir misin? Oysa herkes kaçmaktadır yağmurdan. Seni ıslatanın aslında yağmur değil aşk olduğunu anlayabilir misin? Yüreğini cesurca açıp, bazen ağlamayı, bazen ümitsizce beklemeyi, bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin, beklentisiz, sürprizlere kapalı hayatını terk etmeyi göze alabilir misin? Nefes almanı zorlaştıran, yüreğinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasına neden olan, hoş ama zaman zaman da sıkıntı verici o heyecanı, saklamaya ya da azaltmaya çalışmadan her zaman taşıyabilir misin? Özlemin, küçücük bir kordan, kentleri yakacak kocaman bir yangına dönüşmesine izin verebilir misin? Elde ettiğin her şey senin olsun. Sen yarın için hayal kurabilir misin? Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edebilir misin? Bunu yaparken bazılarının sana "aptal" deme riskini göze alabilir misin? Hiçbir şey düşünmeden, sadece o anı yaşayıp yüreğini, beynini, bedenini coşkunun ve hazzın kucağına teslim edebilir misin? Nerede olduğunu, kim olduğunu, kimlerle olduğunu unutup, sıyrılıp kaygılardan dans edebilir misin saatlerce? Hem kendini hem sevgilini hatalarıyla, değiştirmeden kabul edebilir misin? Her güne yeni bir isim verip başka başka anlamlar katabilir misin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilir misin? Ruhuna ihanet etmeden, sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana "o" dedikçe onun izinden gidebilir misin?

Söyle, sen gerçekten bana aşık olabilir misin?


Tarih: 09:28, 23/11/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

YAŞAMI KAFESE KOYMAYANLARA

Zamanların birinde, parlak tüyleri, rengarenk kanatları olan bir kuş varmış.

Bakanları büyüleyen, yaşam sevinci veren göklerde özgürce uçmak için yaratılmış bir hayvanmış.

Günün birinde kadının biri bu kuşu görüp ona aşık olmuş,

Kalbi yerinden fırlarcasına, gözleri heyecandan parlayarak kuşun uçuşunu seyretmiş.

Kuş onu yanına çağırmış ve ikisi birlikte, anlatılamaz bir uyumla uçmuşlar.

Kadın kuşa tapıyor, onu kutsal sayıyor, yüceltiyormuş.

Ama günün birinde düşünmüş kadın:

-Belki de uzak dağları keşfetmek ister" diye korkuya kapılmış.

Aynı duyguyu başka bir kuşla yaşamayacağından korkmuş.

Ve kıskanmış kuşun uçabilme yeteneğini kıskanmış.

Kendini yalnız hissetmiş. "Ona bir tuzak kurayım", diye geçirmiş içinden.

"Bir dahaki sefer, kuş tekrar gelirse, artık gidemesin" demiş.

Kadın kadar aşık olan kuş, ertesi gün tekrar sevgilisini görmeye gelmiş.

Ne var ki, tuzağa düşmüş ve bir kafese hapsedilmiş.

Kadın her gün gelip, kuşu seyrediyormuş.

Vurgunmuş ona ve onu gösterdiği arkadaşları, "Ne şanslı bir insansın!" diye haykırıyorlarmış.

Ne var ki, duygularında alışılmadık bir değişim baş göstermiş.

Artık sahibi olduğundan, kalbini çalmasına ihtiyaç kalmadığından, kadının kuşa olan ilgisi azaldıkça azalmış.

Uçamayan, hayatının anlamını dile getiremeyen hayvancık da sararıp soluyor, parlaklığını yitiriyor, çirkinleşiyormuş.

Kadın da artık karnını doyurup kafesini temizlemekle yetiniyormuş.

Günlerden bir gün kuş ölmüş. Kadın son derece üzülmüş.

O andan itibaren sevgili kuşunu bir an bile aklından çıkaramamış.

Ama kafesi hatırlamıyormuş bile.

Aklında hep onu ilk kez, mutluluk içinde bulutlarla yarışırken gördüğü an varmış sadece.

Kendinle başbaşa kaldığı yalnızlıkları artmış.

Kuşun onu dış görünüşü ile değil, özgürlüğü, enerjisi ve sürükleyici tavrı olduğunu fark edermiş.

Sevgilisinin yokluğunda kadının yaşamı da anlamını yitirdikçe, yitirmiş ve sonunda ecel gelmiş kapıyı çalmış.

"Niye geldin?" diye sormuş kadın, ölüme.

"Tekrar onunla birlikte göklere uçabilesin diye", yanıtlamış ölüm.

"Neden ama ölüm?" diyebilmiş kadın.

"Yaşamı özgür bırakabilseydin eğer, ona olan sevgin,bağlılığın ve hayranlığın artardı;

ona kavuşabilmek onunla yeniden uçabilmek için artık bana muhtaçsın".



Tarih: 00:49, 4/11/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

 

BİR İNSANLA İLK TANIŞTIĞINDA..

 

Dün gece saatlerce baktım denize...

 Denizde durmaksızın akıntıya kapılan dalgalar, sürüler halinde bir yerden başka bir yere göçen insanları hatırlattı bana.

 Kavimler göçü gibiydi gördüklerim, her dalga bir insandı sanki ve yan yana sürüler halinde bir kıyıdan diğerine doğru sürükleniyorlardı kendilerini kaptırdıkları akıntıda.

 Hepsi bir birine benziyordu ve aslında hepsi farklı ve kendi rotasında ilerlerken yalnızdı.

 Kendimi gördüm bir ara o dalgaların arasında...

 Takip ettim ısrarla ama yok oldu bir süre sonra. Sonradan anladım, yalnız insanlarda özgürlük ve huzur adına hep birlikte, benzerleriyle çıktıkları yollara yelken açarak hep kayboluyormuş...

 Yalnız insanlar bir yerde başka bir yere göçerken; tüm umutlarını, sevdalarını, acılarını ve yaşamlarını ait oldukları kıyılarda bırakıp, sonsuzluğa doğru yol alıyor, yaşam denen sürekli ve soğuk olan akıntının dalgalarını oluşturuyor, açık engin yerlerde kayboluyor; ve başka bir kıyıya vardıklarında yok oluyorlarmış...

 Tam bunları düşünürken, tesadüfen tanıştığım bir insanın söylediği bir söz geldi aklıma...

 "Bir insanla ilk tanıştığında, onun değerini ve devamlılığını anlayabilirsin."

 Bu sözün üzerine saatlerce düşündüm, tıpkı denizi seyrederken düşündüğüm gibi...

 Çok basit gibi görünüyordu ama düşündükçe içinde kayboluyordum, enginlerde kaybolan yalnız dalgalar gibi...

 Sonra seni ilk gördüğüm zamanı canlandırdım gözümde...

 Ve hayretler ettim; o ilk tanışmamızda daha seni tanımadan senin değerini ve bendeki değerini anlamıştım...

Sonra da devamlılığını...

Zaten değerin olmasaydı devamlılığın olmazdı.

Bu dünyada değeri olmayan hiçbir şey kalıcı değildir sevdiğim;

Ve bu değersiz, kalıcı olmayan insanlar dalgalar misali kaçarlar denizin sunduğu uzak, sahte ve sonunun ne olduğu bilinmeyen özgürlüğe...

Sonra kaybolurlar ve ne zaman bilinmez, yok olurlar.

Sonunda ne değerleri kalır ne de devamlılığı onların.

 Oysa seni ilk gördüğümde anladım ben değerini; benim için değerliydin çünkü karşılıksız seviyordum seni...

 Sen tanımadığım insanlarla kendi halinde ve bendeki değerinden haberin olmadan yaşarken, ben senin değerine ve devamlılığına inanıyor, atmıyordum kendimi denize, dalgalara; bir gün gelirsin diye...

 Çünkü değerliydin ve değerli olduğun için devamlı olmak zorundaydın.

 Çok zor oldu ve uzun zaman aldı bendeki seni anlaman.

 Değerinin farkına varman...

 Ve sonra kaçınılmaz olarak devamlı oldun benim için.

 Oysa sen beni ilk gördüğünde ne değerimi ne de devamlılığımı anlamıştın ama; ben sana ilk baktığımda değerini anladığım için devamlılığına inandım.

 Bunun için, sayısız kez rüyalarımda ismini sayıkladım...

 Bunun için, nefesimin daraldığı anlarda hep seni hatırladım ve beni hatırlattım sana...

 Bunun için, bana ne yaparsan yap, ne kadar uzak durursan dur,

 Ben senin değerini ve devamlılığını, daha seni ilk gördüğüm anda anladım.

Bir çocuk gibi inandım,

Bir rüyaya daldım,

Nefes nefese uyandım gözlerinde,

Değerinle var oldun

Ve devamlılığınla yaşadın kalbimde...


Tarih: 18:34, 5/8/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 18:23, 5/8/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 19:34, 23/7/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 18:48, 23/7/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->


Cursors

Scrollbars By FreeGlitters.Com